7 Temmuz 2010 Çarşamba

Ejderha Dövmeli Kız


Ejderha Dövmeli Kız'ın yazarı Steig Larsson İsveçli bir gazeteci. Aslında bir seri yazmayı planlamış ama 4. kitabı yazarken kalp krizinden vefat etmiş. Bildiğim kadarıyla 4. kitap yazar tarafından tamamlanmamış olduğu için yayınlanmayacakmış.






Kitabın orjinal ismi Män Som Hatar Kvinnor yani Kadınlardan Nefret Eden Adamlar. Film isimlerinin böyle tuhaf çevirilerine alıştık artık ama bu kitabın adı kesinlikle Ejderha Dövmeli Kız olmamalıydı bence. Hem kitap hakkında doğru bir fikir vermiyor hem de kulağımı tırmalıyor.



Değişik bir isim olsun, dikkati çeksin, kapak resmi ve adı birleşince ilgisiz erkek okuyucuyu umutlandırıp satın aldırsın diye böyle bir çeviri yapılması uygun bulunmuş herhalde...


 
Kitabın tanıtım yazısı (Bir okumaya başlayın, çıldıracaksınız, bırakamayacaksınız, gözlerinize inanamayacaksınız yorumlarını bir kenara bırakırsak) şöyle:

"Dürüst ve güvenilir bir dergi olan Millennium... Kaybettiği itibarını yeniden kazanmaya çalışan Mikael Blomkvist... Genç ve geçmişi sorunlarla dolu zeki bir kız olan sıradışı Lisbeth Salander... Kırk yıl önce ortadan gizemli bir şekilde kaybolan Harriet Vanger... Ne pahasına olursa olsun kayıp olan yeğeninin peşinde sanayici Henrik Vanger..."


  Kitaptaki karakterler, göze batmayacak şekilde yerleştirilmiş ayrınıtlar, İsveç ekonomisi ve daha da önemlisi "İsveç'te kadın olmak" hakkında verilen bilgiler ve bence Harriet ile ilgili gerçekler ortaya çıkana kadar hiç azalmayan merak-heyecan karışımı duygu gerçekten de bu romanı okumayı gerektiriyor.




Kitaptaki en özgün, değişik ve üzerinde düşünülmüş karakter Lisbeth Salander. Dış görünümü ve karakterini dikkate aldığınızda bence kitap boyunca bu kızı gözünüzde canlandırmanız zor. İsveç'te kitabın filminde Lisbeth'i oynayan oyuncunun resimlerine baktığımdaysa hayal kırıklığına uğradım çünkü kadın hiç de 15 yaşlarında gibi görünmüyor aksine 30larında izlenimi veriyor. Mikael ve Erica da hayal ettiğimden çok çok farklı. Bakalım Amerikan yapımı filminde kimler oynayacak?



"Ejderha Dövmeli Kız"ın devam kitapları olan " Flickan Som Lekte Med Elden - Ateşle Oynayan Kız" ve "Luftslotted Som Sprangdes" de ana karakter olarak Lisbeth Salander'i anlatıyor. Muhtemelen ilk kitaptan sonra devamı olan bu iki kitabı da bir an önce okumak isteyeceksiniz, çünkü ilk kitapta hakkınca birçok soru işareti bırakan Lisbeth'in geçmişini merak edeceksiniz.


Sonuç olarak, "Ejderha Dövmeli Kız" adının ve kapağındaki resmin çağrıştırdığından farklı ve çok daha iyi bir roman. İsveç ve İsveç'teki kadın olmak hakkında bilgi verilirken bir yandan da heyecanlı bir kayıp vakasının çözülmesini okuyoruz. Farklı ve iyi düşünülmüş karakterler barındırıyor ve okuma alışkanlığı olmayanların, özellikle de okumaya ilgisiz olan erkek grubunun bile rahatlıkla okuyabileceği türden bir kitap. Kalınlığına ve ilk sayfaların sakinliğine aldanmayın, olaylar hızlandıkça kitabın nasıl bittiğini anlamayacaksınız bile.

Keyifli okumalar!

6 yorum:

Kurbağa Prensesler dedi ki...

aslında bestsellerlara önyargım yoktur, gayet iyi takip de ederim; ama bu kitabı alasım gelmedi bir türlü. çıktığından beri bakıyorum raflarda, filminin de çekildiğini görüyorum ama ııh:) sanırım kapak tasarımının etkisi büyük. yine de tavsiyenizle okuma listeme ekliyorum, teşekkürler.

Aslı dedi ki...

Benim de tam tersine bir kitabın bestseller olarak gösterilmesi ondan uzak durmama neden olur ama bu kitap okuduğum ilk İsveç yazarlı kitap olacaktı ve 40 yıllık bir kayıp vakası fikri aklımı çeldi:) Beni durduran diğer bir etken de fiyatıydı, 25 tl çok pahalı gelmişti ama migrosta %40 indirim olduğunda bu da alışveriş sepetime atlayıverdi:) Umarım siz de okuduğunuzda beğenirsiniz.

April dedi ki...

Ben de bestseller'lara hep mesafeliyimdir...
Bu kitabı da alsam mı almasam mı diye düşünüp duruyorum hala...Ama bu yazıdan sonra almaya karar verdim :)

Özlem Öztürk dedi ki...

Evet kesinlikle çok keyifli bir kitap.Serinin ikinci kitabını almama ve okumak için sabırsızlanmama rağmen deniz tatiline bıraktım bu keyifli kitabı.Geçenlerde gazetede yazarla ilgili bir yazıya denk geldim.Yazar hayatını hatırladığım kadarıyla ortalama on senedir evli olmadığı bir hanımla geçiriyormuş ve babası ve erkek kardeşiyle hiç görüşmüyormuş fakat öldükten sonra eşiyle beraber aldıkları evi bile miras yoluyla almışlar.Eşine sadece ortak kullanım olduğu için yazarın bilgisayarını alma hakkı doğmuş ve kitapların satışından hiç para verilmemiş.Fakat şansa bakın ki bilgisayardan tam toparlanmamış olsa da yedi kitaplık bir seri çıkmış.Kendisi de bir edebiyatçı olan eşe de bu kitapları toparlama şansı doğmuş ve baba ile erkek kardeşte geri adım atmak durumunda kalmışlar..Şu anda pazarlık aşamasındalarmış.Kaderin cilvesi gibi geldi bana:) bol keyifli okumalar size..Benim bloguma da beklerim sizi:)

Aslı dedi ki...

Özlem, eğer gazetenin yazdıkları gerçekse Steig Larsson'un ölümünden sonra bu olanlardan bile bir roman çıkabilirmiş baksana! Üstelik o 7 kitaplık seri toparlanabilir durumdaysa bizi başka keyifli kitaplar da bekliyor demektir:) Bu bilgilendirme çok güzel oldu, teşekkürler! Ben de senin bloguna bakmaya gidiyorum şimdi:)

Đëjάώυ dedi ki...

isteyen istediği gibi abartabilir, sığ kelimelerle derin suları hedefleyerek yapılan yorumlar itici geldi başlarda. ama kapaklar gerçekten içeriğini merak ettirmiyor >bir kısım kişileri saymazsak< bu yüzden diyebilirimki, hemen ilk kitabı alın ve 100. sayfaya kadar dayanın, sonrası için ertesi günü bekleyemeyeceksiniz :) : )))